Gönderen Konu: Larry Ellison  (Okunma sayısı 3819 defa)

Çevrimdışı Coniwalt

  • Üye
  • İleti: 7
    • Profili Görüntüle
Larry Ellison
« : 19 Mar 2008, 23:47:41 Çrş »
Değişik bir yazı olduğu için gönderiyorum.Değişiklik herkese göre farklılık gösterir fakat düşünce olarak değişik geldi.


Oracle bilgisayar şirketinin kurucusu ve genel müdürü Larry Ellison’un Yale Üniversitesi’nin 2000 yılı mezuniyet töreninde Yaptığı Yarım kalan Konuşması

"Yale Üniversitesi mezunları, daha önce böyle bir giriş görmediğiniz için özür dilerim ama benim için bir şey yapmanızı istiyorum. Lütfen, etrafınıza iyi bir bakın. Solunuzdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın. Sonra sağınızdaki sınıf arkadaşınıza bir bakın. Ve şimdi şunu aklınıza koyun:

Bundan beş yıl sonra, on yıl sonra, hatta otuz yıl sonra, solunuzdaki kişi hiçbir şeyi başaramamış olacak. Sağınızdaki kişi de aslında hiçbir şey başaramamış olacak. Ve siz, ortadaki? Ne bekliyorsunuz? Siz de başaramayacaksınız. Başaramayacaksınız. Aslında bugün şöyle bir etrafıma baktığımda parlak gelecek için yüzlerce umut ışığı göremiyorum. Yüzlerce değişik endüstride liderliği ele alacak kişiler de göremiyorum. Görebildiğim tek şey, geleceği başarısızlıktan başka bir şey olmayacak yüzlerce insan. O kadar.

Sinirlendiniz. Bu anlaşılabilir bir şey. Ben, Lawrence Larry Ellison üniversite terk, kim oluyorum ve bu yetkiyi nerden alıyorum ki, ülkenin en prestijli yükseköğrenim kurumunun bu yılki mezunlarına böyle şeyler söyleyebiliyorum? Bu yetkiyi nereden aldığımı söyleyeyim: Çünkü ben, Lawrence Larry Ellison, üniversite terk ve dünyanın en zengin ikinci adamıyım. Siz değilsiniz. Çünkü Bill Gates, o da üniversite terk ve dünyanın -şimdilik- en zengin adamı. Siz değilsiniz. Çünkü Paul Allen, o da üniversite terk ve dünyanın en zengin üçüncü adamı. Siz değilsiniz. Başka örnekler de var. Mesela Michael Dell, o listede 9 numara ve yukarı doğru hızla tırmanıyor, o da üniversite terk. Ve siz o listede hâlâ yoksunuz.

Hımmm... Şimdi çok kızdınız. Bu da anlaşılabilir. O halde biraz da egolarınızı okşamama izin verin. Pek çoğunuz burada dört ya da beş yıl eğitim gördünüz. Önünüzdeki yıllar için epey iyi bir eğitim aldınız, bilmeniz gereken pek çok şeyi öğrendiniz. Iyi çalışma alışkanlıkları edindiniz. Burada size o önünüzdeki yıllar boyunca yardımcı olacak bir sürü insan tanıdınız, onlarla bağlantı kurdunuz. Ve hayat boyunca yanınızdan ayrılmayacak, bir kelimeyle güçlü bir ilişkiniz oldu burada: Terapi. Bunlarin hepsi güzel şeyler. Ama gerçekte, o kurduğunuz arkadaşlık bağlantılarına fena halde ihtiyacınız olacak. O çalışma alışkanlığına ve ’terapi’ye de ihtiyaç duyacaksınız hayat boyu. Ihtiyacınız olacak, çünkü üniversiteyi terk etmediniz. Dolayısıyla asla dünyanın en zengin insanları arasına katılamayacaksınız.

Elbette, belki de listeye 10 ya da 11. sıradan, Microsoft yöneticisi Steve Ballmer gibi, girebilirsiniz. Ama herhalde onun kimin için çalıştığını söylememe gerek yok, değil mi? Sadece kayda geçsin diye söylüyorum, o da zaten master sınıfından terk.(2) Biraz geç kalmış anlayacağınız. Son olarak, herhalde bazılarınız ya da umarım bu konuşmadan sonra çoğunuz kendi kendinize soruyorsunuz: “Yapabileceğim bir şey var mı? Bir umudum varmı?’” Maalesef hayır. Çok geç kaldınız. Içinize çok şey dolduruldu, siz onlara bakıp çok şey bildiğinizi sanıyorsunuz. Artık 19 yaşında değilsiniz. Eveeet, simdi gerçekten çok kızdınız. Bu anlaşılabilir bir şey. Belki de şu an, size bir umut ışığı vermenin, bir çıkış yolu göstermenin tam zamanıdır.

Hayır, 2000 mezunları size değil. Siz kaybettiniz. Sizi, yılda 200 bin dolarlık komik (3) maaş çeklerinizle baş başa bırakıyorum. Üstelik o maaş çekinin üstünde sizden birkaç yıl önce okulu terk etmiş birinin imzası olacağını söyleyerek. Öğütlerim size değil daha alt sınıfta okuyanlara. Size söylüyorum: Hemen ayrılın. Daha güçlü söyleyemem: Ayrılın. Hemen toplayın eşyalarınızı ve fikirlerinizi ve bir daha geri dönmeyin. Terk edin. Her şeye yeniden başlayın.

Size öyleyebileceğim tek şey, o başınızdakı kepler ve kıyafetin sizi aynen şu güvenlik görevlilerinin beni kürsüden aşağı çektiği gibi aşağı çektiği..."
-+-+-+-

Üniversite okumayı düşünürken ve bölüm seçerken iki kere düşünün. Larry Ellison dünya zenginlerinden biri bu konuşmasında harbi konuşmuş ve Yale Üniversitesi güvenlik görevlileri adamı kürsüden aşağı indirmiş.
« Son Düzenleme: 19 Mar 2008, 23:49:46 Çrş Gönderen: Coniwalt »

Çevrimdışı Çağatay ÇEBİ

  • Çağatay ÇEBİ
  • Admin
  • Üye
  • İleti: 535
    • Profili Görüntüle
    • Özgür Yazılım Sayfaları
Ynt: Larry Ellison
« Yanıtla #1 : 20 Mar 2008, 08:37:38 Prş »
Selam,

Bu daha önce de duyduğum etkileyici bir konuşma. Ama ne yazık ki gerçek değil. :)

http://www.snopes.com/quotes/ellison.asp
Her akşam yatmadan önce Tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı'nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi gün gittim ve kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı'ya günahlarımı affetmesi için dua ettim. Al Capone
--
http://www.cagataycebi.com

Çevrimdışı IlhanHulagu

  • Admin
  • Üye
  • İleti: 200
    • Profili Görüntüle
Ynt: Larry Ellison
« Yanıtla #2 : 21 Mar 2008, 13:07:34 Cum »
ben de okumuştum bunu, ama hiç sevmediğim bir konuşma. bütün konuşmadan tek anldığım çok zengin olmak için üniversiteyi terk edin, oldu o zaman ben hazır daha mezun olamamışken hemen yarın terk edeyim okulu, sonraa da zengin bi hayat sürelim. adam kafayı parayla bozmuş, sanki listede ilk ona giremeyenler açlıktan kıvranıyor. bill gates -şimdilik- birinciymiş, iyi.. sen birinci olunca başın göğe erecek. herkes okulu terkedince hepsi birden zengin olacak sanki. tamam o zaman liseye de gitmeyleim kimse okumasın, tüm insanlık zengin zengin yaşayalım, nasıl bir dünya anlayışı varsa ..mal herif... bundan sonrası küfür.. yada ben konuşmadaki derin mesajı alamıyorum.


her tanıştığına sen listede kaçıncısın diye soruyo heralde ..hayallahım ya